UZUN SÜREN DAVA SEBEBİYLE TAZMİNAT HAKKI

1- Makul Sürede Yargılanma Hakkı Nedir?
Adil yargılanma hakkının içinde yer alan haklardan biri olan makul sürede yargılanma hakkı, ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin çok sayıda kararına konu edilen davaların mümkün olan en kısa sürede neticelendirilmesini amaçlayan temel bir insan hakkıdır. Yani davası olan bir vatandaşın mahkemede görülen davasının en kısa sürede sonuçlanması demektir. Eğer bu dava olması gerekenden fazla bir zaman sürdüyse burada makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilmiş demektir.

2- Makul Sürede Yargılanma Hakkına ki Hükümler Nelerdir?

Anayasa Mahkemesine göre, ” Anayasa’nın 36. ve Sözleşmenin 6.maddeleri uyarınca kişilere, medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların yanı sıra, cezai alanda yöneltilen suç isnatlarının makul sürede karara bağlanmasını talep hakkı tanınmıştır.

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından da güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlali söz konusudur. Şöyle ki AİHS’nin 6. Maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan makul süre içinde yargılanma hakkıdır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkı başlıklı 6 ncı maddesinde adil yargılama kavramına dair hak ve ilkelerin bir kısmı açıkça belirtilirken bazıları ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yorumlarıyla geliştirilmiştir. Bu bağlamda, makul sürede yargılanma hakkı, maddenin birinci fıkrasında açıkça zikredilen ve adil yargılanma hakkını oluşturan temel haklardan biridir. AİHS’e göre, herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, aleni ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.

Benzer şekilde, görülmekte olan davaların en kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik iç hukukumuzda da çeşitli düzenlemeler yer almaktadır. Hem ceza davalarında hem hukuk davalarında hem de idari davalarda mahkemelerin hızlı bir şekilde adilane sonuçlanması için kanunlara hükümler konulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 uncu maddesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun(CMK) 190 ıncı maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinde bu düzenlemeleri görmek mümkündür.

3- Makul Sürenin Tespitinde Gözetilen Kriterler
Kısaca şu başlıklara bakılarak karar verildiğini söylemek mümkündür:

Davanın Karmaşıklığı
Başvurucunun bu uzamada kusurunun olup olmadığı
Yetkili Makamların Tutumu (Kusurunun olup olmadığı)
Yapısal Sorunlar
Başvurucunun Davanın Hızla Sonuçlandırılmasındaki Menfaatinin Niteliği

4- Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali Nedeniyle Verilen Tazminat Kararları

Makul sürede yargılanma hakkının ihlalinde meydana gelen zararın genel olarak manevi nitelikte olduğunu söylemek gerekir. Anayasa Mahkemesince bu manevi zararın tazmini, mağdurun talebine bağlı olarak, manevi tazminata hükmedilmesiyle sağlanmaktadır. Örneğin; – 12 yıl altı 6 ay süren marka tescilinin iptali davası ile markaya vaki tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemli davada 19.600 TL,

– hakaret suçundan yapılan ve 5 yıl 7 ay süren ceza yargılaması nedeniyle 6.000 TL,

– 11 yıl 9 ay süren tapu iptali ve tescil davasında 10.000 TL,

– 7 yıl 3 ay süren ve atama işlemi nedeniyle açılan iptal ve tam yargı davasında 7.200 TL,

– 9 yıl 6 ay süren ceza davasında 14.000 TL,

– 10 yıl 6 ay süren ve iki davacıyı içeren idari davada 24.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Bu miktarlar yıllara ve yargılamanın durumuna göre farklılık arzetmektedir.

Eğer siz de davanızın uzun sürdüğünü ve bu uzun yargılamanın maddi ve manevi olarak size zarar verdiğini düşünüyorsanız başvuru için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Similar Posts